Marmara Bölgesi'nde son iki yıldır etkili olan kuvvetli sağanak yağışlara ve çevre illerdeki barajların tamamen dolup taşmasına rağmen, İznik Gölü'ndeki su çekilmesi durdurulamıyor.
Özellikle Orhangazi ve İznik kıyılarında suyun yer yer 200 metreye kadar geri çekilmesiyle, eski feribot iskeleleri tamamen karada kalmış ve açığa çıkan göl tabanı meralara dönüşmüştür. Yağış rekorlarının kırıldığı bir dönemde göl seviyesinin toparlanamaması üzerine ortaya çıkan kritik detaylar ve iddialar şu şekildedir:
  • Dereler Taştı Ama Göl Dolmadı: Geçtiğimiz günlerde bölgede yaşanan şiddetli sağanaklar nedeniyle İznik'i besleyen Karasu Deresi dahil birçok akarsu yatağı taşarak çevrede su baskınlarına yol açtı. Derelerden göle yüksek miktarda su girişi olmasına rağmen, kıyı çizgisinde kayda değer bir yükselme gözlenmedi.
  • Halk Arasındaki "Çatlak" İddiası: Çevre sakinleri ve yerel işletmeciler, kuru dere yataklarının bile dolduğu bir dönemde suların yükselmemesini göl tabanında oluşabilecek olası bir çatlağa bağlamaktadır. Suların bu çatlaktan yer altına sızdığı iddia edilse de, bu durumu doğrulayan herhangi bir bilimsel bulgu henüz mevcut değildir.
  • Gerçek Nedenler Neler? Uzmanlar göldeki su kaybının tek bir nedene bağlanamayacağını; yıllık ortalama 340 million metreküpü bulan yoğun buharlaşmanın, bölgedeki kontrolsüz tarımsal sulamanın, sanayi tesislerinin su çekimlerinin ve yer altı suyu kullanımının bu durumda birleşik bir etki yarattığını belirtiyor.
  • Ekosistem Tehdit Altında: Suyun minimum işletme kotunun 1 metre 32 santimetre altına kadar gerilemesi, balıkların üreme alanlarını ciddi şekilde daraltarak bölgedeki yerel balıkçılığı ve doğal yaşamı tehlikeye atmaktadır.

Bölge halkı ve çevre dernekleri, suların nereye gittiğinin tam olarak tespiti ve gölün geleceğinin korunması adına yetkililerden bilimsel araştırmalara dayalı kapsamlı bir açıklama beklemektedir.